Önce okulu bir güzel bitirdim
Kısa bir tatil verdiler staja kadar. O arada derginin çalışmalarına başladım. Staja gittim bir aylığına ve stajı bitirir bitirmez de vermem gereken bir sınav için tekrar okula göndüm. Sınavımı verdim
müteakiben arkadaşımın yazlığına kısa bir tatile gittim. Nedendir bilinmez tatiller çok çabuk ve hızlı geçiyor… Şu an evdeyim ve önümüzdeki 2 hafta elimden geldiğince dergi için bir şeyler daha karalamaya devam edeceğim. Walla tatil insanı margarin gibi yapıyor, umarım 2 haftada bir şeyler yapabilirim. Sağlıcakla kalın
Sadece ilk filmini izlemiştim Karayip Korsanlarının. O filmi gerçekten iyiydi. Her şeyin ilki güzel değil midir zaten
Ancak nasıl olduysa ikinci filmine gidemedim, ama bu hafta sonu filmin üçüncü serisine gittim.
Açıkçası bu kadar başarısız olacağını beklemiyordum. Konular birbirine karışmış, Elizabeth Swann herkesle öpüşüyor, ne olduğu bir türlü anlaşılmıyor, korsan liderleri sanki şaklaban, böyle bir ciddiyetsizlik vardı filmde. Maalesef umduğum gibi değildi film.
Ama izleyecek olanların hevesini kırmayayım yine de
İyi seyirler
Yıllardır severek, isteyerek ve usanmadan oynadığım tek tür macera oyunlarıdır. Sırasıyla üçünü de beğenerek oynadığım Broken Sword Serisinin 4üncüsü çıktığını duyduğumda şarşırmadım ve açıkçası çok da sevindim
Yavaş yavaş bir efsaneye dönüşmeye giden ve yıllardır kendisine bir izleyici kitlesi bırakan oyunumuzun ana karakteri George Stobbart’ın başı yine beladan kurtulmuyor.
Oyunumuz Mısır piramitlerinden başlıyor ve bir anda New York’un arka sokaklarındaki bir katiplik bürosuna akıyor. Burası George’nun çalıştığı yer. İntro ile üçüncü bölüm hakkında biraz bilgi sahibi oluyoruz ve oyunumuz bu katiplik bürosunun basılması ile başlıyor. Devamını oku »
20 Mayıs 2007 Yazan SCTZine Oyun
Yaklaşık üç küsür saattir, wordpressin tema kalsöründeki bazı sorunları düzeltmeye çalışıyordum. Başarılı da oldum. Görüntüde olmaması gereken bazı küçük noktaları düzeltmek çok zamanımı aldı. Bu arada yeniden yaptırdığım adaptörümü de bilgisayarıma takmış kullanıyordum. Ama gel gör ki yine adaptör üç saatlik çalışma performansıma ayak uyduramadı. Sonuç olarak sigortalar yine attı. Bilmiyorum belki de adaptör yanmamıştır. Tek dileğim bu, eğer yanmamışsa söz bir daha bu kadar uzun kullanmıyacağım
Not: ASProtect yazısına başlamıştım, şimdi yarım kaldı yaa. Neyse başka bir çaresine bakacağız artık
Hürriyet Kasidesi
Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten
Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten
Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten
Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten
Vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
Ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten
Devamını oku »
Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş. Profesör kaşlarını çatarak:
“Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz!”
Öğrenci: “O zaman ben uçuyorum…”
Profesör cevaba çok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve sınavını başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış. Yalnız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış. Profesör öğrenciye: Sana son bir soru soracağım – demiş. Yolda yürürken iki torba bulduğunu hayal et, birinde akıl var, diğerinde ise para var. Hangi çuvalı alırsın?
Öğrenci: “Para olan çuvalı seçerdim…”
Profesör: “Ben akıl olan çuvalı seçerdim…”
Öğrenci:”Normal! Kimde ne eksikse onu seçer…
Profesör çok sinirlenmiş, öğrencinin not defterini alıp içine “Öküz” yazmış. Öğrenci nota bakmadan odadan çıkmış. Bir dakika sonra öğrenci kapıyı aralamış : “Sayın profesör, imzanızı atmışsınız, fakat notumu yazmayı unutmuşsunuz.”- demiş.
Övüleceği öven sövüleceğe söven Cansız Hoca
Mustafa Cansız ismi, eğer Trabzonlu değilseniz size pek bir şey ifade etmeyecektir. Fakat onun yetiştirdiği din profesörü, günümüzün parti lideri Yaşar Nuri Öztürk’ü ise bilmeyen yoktur. Trabzon’da bir efsane gibi anlatılan, dini sorulara nükteyle, küfürle cevap vermesiyle meşhur Cansız Hoca, 1990’larda ses kayıtları ortaya çıkan ama varlığı kanıtlanamayan Oflu Hoca’nın aksine gerçek. Devamını oku »
Mesela bir polis…
*Bizi korumak için* suçlu kovalarken trafik kazası yaparsa, kullandığı aracın hasarını cebinden ödemek zorunda…
Neden?
Devletin malı kıymetli.
Çar çur edecek parası yok.
Veya bir asker, *Bizi korumak için* zırhlı araçla terörist kovalarken direksiyonu kaçırıp, uçuruma yuvarlanırsa, şehit ya da gazi kabul ediliyor.
Ama, geride bıraktığı ailesinden tazminat isteniyor.Neden?
Aynı neden.
Devamını oku »
21. yüzyılda dünyanın karşı karşıya kaldığı küresel tehdit ve tehlikeleri, ülkemiz ve ulusumuzun geleceğini ilgilendiren olumsuz gelişmeleri kaygıyla izliyoruz.
Ülkemiz, içinden çıkılamayacak bir borç batağına sürüklenmiş sömürge ülke görünümündedir. Tüm ekonomik varlıklarımız, topraklarımız, sularımız, ormanlarımız, madenlerimiz ve petrolümüz özelleştirme adı altında yağmalanmaktadır. Siyasal fırsatçılık dürtüleriyle tetiklenmiş plansız nüfus artışının getirdiği olumsuzluklar ülke potansiyelinin hoyratça kullanılmasına, israfına, çevre problemlerine neden olmaktadır. Ortalama gelir ve ömür, dünya ortalama değerlerinin altındadır. İşsizlik, gelir dağılımındaki korkunç adaletsizlik, dilde yozlaşma, eğitim birliği ilkesi ve laik devlet yapısıyla uyuşmayan eğitim/öğretim uygulamaları, yargı bağımsızlığına müdahaleler, cumhuriyetin temel değerlerinin “demokrasi” araç edilerek tahribatı, kabul edilemez boyutlara erişmiştir.
Devamını oku »
Bir Gazimizin kaleminden……………..
……ili kırsalında teröristlerin dur ihtarına ateşle karşılık vermesi sonucu çıkan çatışmada.güvenlik görevlisi şehit oldu.
Ya da
……ilinde devriye görevini yerine getiren ..aracına acılan ateş sonucu..güvenlik görevlisi şehit oldu.
Ya da
…..ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu.asker yaralandı.
Bu nasıl başlar biliyor musunuz?
İşte bu Gerçekleri bi gazimizin kaleminden okumak istiyorsanız tıklayın.